Lekesiz’in Üretim Sürecinden Altın Koza Finaline
Geleneksel çizim ve tasarım pratiğini yapay zekâ destekli üretim araçlarıyla buluşturan Mustafa Savaş’ın kısa animasyon filmi “Lekesiz”, Altın Koza Film Festivali’nde finalist oldu.


Animasyon yönetmeni, illüstratör ve oyun tasarımcısı Mustafa Savaş’ın yazıp yönettiği Lekesiz, geleneksel sanat pratiği ile yeni nesil yapay zekâ destekli üretim araçlarını bir araya getiren bağımsız bir kısa animasyon film olarak izleyiciyle buluşuyor. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyesi Prof. Fethi Kaba’nındanışmanlığında geliştirilen film, 2026 yılında Adana Altın Koza Film Festivali Kısa Film Yarışması’nda finalistolarak festival yolculuğunda önemli bir aşamaya ulaştı.
5 dakika 40 saniyelik Lekesiz, kusursuz görünme arzusunun zamanla insanın kendi gerçekliğinden ve kimliğinden uzaklaşmasına dönüşmesini konu alıyor. Tamamen beyazlar içinde yaşayan ve steril dünyasında kusursuzluğunu korumaya çalışan bir kadın, evinden çıktığında gri, gürültülü ve lekelerle kaplı bir şehirle karşılaşıyor. Çevresindeki insanların bedenlerindeki siyah lekeler ise toplum içerisinde sıradanlaşmış kusurların ve bastırılmış gerçeklerin görsel karşılığına dönüşüyor.
Fikirden Filme
Lekesiz’in çıkış noktasını, günümüzde giderek güçlenen “kusursuz görünme” ihtiyacının insan üzerindeki etkisini görsel bir anlatıya dönüştürme düşüncesi oluşturuyor. Filmin senaryosu, karakter ve çevre tasarımları, görsel dünyası ve kurgu yaklaşımı Mustafa Savaş tarafından geliştirildi.

Üretim süreci yalnızca bireysel bir çalışma olarak ilerlemedi. Üniversite bünyesindeki öğretim elemanlarının filme gösterdiği ilgi, yapılan görüşmeler ve paylaşılan geri bildirimler de yapım sürecine katkı sundu. Bu akademik ve sanatsal ortam, filmin anlatı yapısının ve görsel dilinin geliştirilmesinde destekleyici bir rol üstlendi.
Filmin üretiminde klasik çizim ve tasarım yöntemlerinin yanı sıra yapay zekâ tabanlı güncel üretim araçlarından da yararlanıldı. Ancak süreç, yalnızca komut verilerek görüntü elde edilen otomatik bir üretim biçimi olarak ele alınmadı. Karakterlerin biçimsel özelliklerinden kadrajlara, oyunculuklardan sahnelerin sürelerine; renk dünyasından kurgu ritmine kadar filmin bütün yaratıcı kararları yönetmen tarafından oluşturuldu ve kontrol edildi.
Üretim sürecinde Veo 3, Meta ve Kling gibi video üretim sistemleri animasyon aşamalarında; Suno ve ACE Step ise ses ve müzik çalışmalarında yardımcı araçlar olarak kullanıldı. Farklı sistemlerden üretilen görüntülerin aynı karakter ve görsel dünya içerisinde tutarlı hâle getirilmesi, filmin en yoğun çalışma alanlarından biri oldu.
Bu açıdan Lekesiz, yapay zekâ teknolojisini yönetmenin yerine geçen bir unsur olarak değil; bağımsız bir sinemacının daha önce büyük ekipler gerektiren bazı üretim aşamalarına erişebilmesini sağlayan yeni bir araç olarak konumlandırıyor.
Mustafa Savaş üretim yaklaşımını şu sözlerle anlatıyor:
“Yapım gereği her zaman yeniye ve yenilenmeye ilgi duydum. Yapay zekâ sinemayı benim için daha ulaşılabilir hâle getirdi. Bir senaryo danışmanına ihtiyaç duyduğumda bana destek oldu, animasyon üretiminde ihtiyaç duyduğum olanakları sağladı, ses ve müzik konusunda yeni kapılar açtı. Ama bütün bunların merkezinde hâlâ anlatmak istediğim hikâye ve yönetmenlik kararları vardı. Yarın başka bir film yaptığımda da yine insanı insana anlatmanın yollarını arayacağım; hangi araç bunu mümkün kılıyorsa onu kullanacağım.”
Altın Koza’ya Uzanan Yol
Filmin tamamlanmasının ardından başlayan festival süreci, Lekesiz için üretimin doğal devamı oldu. Farklı platformlara ve festivallere yapılan başvuruların ardından filmin Adana Altın Koza Film Festivali’nde finalist olarak seçilmesi, projenin ulaştığı önemli aşamalardan biri oldu.

Türkiye sinemasının köklü festivallerinden Altın Koza’nın yapay zekâ kategorisindeki kısa film seçkisinde yer almak, filmin festival yolculuğunun yanı sıra yeni üretim yöntemlerinin geleneksel sinema ve animasyon ortamında nasıl karşılık bulabileceğini görmek açısından da dikkat çekiyor.
Savaş için finalistlik, uzun yıllardır sürdürdüğü çizim, animasyon, karakter tasarımı ve görsel anlatı çalışmalarının yeni teknolojilerle kesiştiği bir nokta niteliğinde.
“Benim için Altın Koza finalistliği yalnızca bir sonuç değil. Filmi yapmaya karar verdiğim anda başlayan uzun bir deneme, öğrenme ve üretme sürecinin karşılığı. Yeni araçları kullanırken en çok önemsediğim şey teknolojiyi göstermek değil, hikâyeyi görünür kılmaktı. Çünkü seyirci en sonunda kullanılan programı değil, kendisinde kalan duyguyu hatırlıyor.”
Yeni Bir Üretim Alanı
Lekesiz’in üretim süreci, bağımsız animasyon ve sinemanın önümüzdeki yıllarda yaşayabileceği dönüşümün küçük bir örneğini de ortaya koyuyor. Teknolojik araçların daha ulaşılabilir hâle gelmesi, tek bir sanatçının senaryo, tasarım, animasyon, ses ve kurgu gibi farklı üretim alanlarını aynı proje içerisinde yönetebilmesine olanak sağlıyor.
Ancak film, teknolojinin tek başına bir anlatı yaratamayacağı fikrini de merkezinde tutuyor. Lekesiz’in arkasındaki temel yaklaşım; yeni teknolojileri geleneksel çizim bilgisi, tasarım deneyimi, yönetmenlik ve kişisel bir görsel dil ile bir araya getirmek.
Lekesiz bugün Altın Koza finaline ulaşmış olsa da Mustafa Savaş için filmin yolculuğu burada sona ermiyor. Film, yeni anlatım biçimlerini araştırmaya ve insanı yine insan üzerinden anlatmaya yönelik daha uzun bir üretim sürecinin başlangıç noktalarından biri olarak görülüyor.
